31 Ekim 2026
Neyin Nesi
Sola kaydırarak kapat
Ana Sayfa
Kategoriler
Diğer
SON DAKİKA
Reklam
Reklam
Murat Savcı, Sustainable Construction Talks etkinliğinde kürsüde konuşurken
Gayrimenkul

Murat Savcı: Güvenli yapılar ertelenemez bir zorunluluk

İstanbul’da ilk kez düzenlenen Sustainable Construction Talks’ta deprem güvenliği ve düşük karbonlu yapılaşma ele alındı. Murat Savcı, güvenli yapının ertelenemez bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Saint-Gobain’in sürdürülebilir inşaat buluşma platformu Sustainable Construction Talks, ilk kez Türkiye’de düzenlendi. İstanbul’daki etkinlikte deprem güvenliği, iklim krizi ve düşük karbonlu yapılaşma başlıkları ele alındı. Saint-Gobain Türkiye CEO’su ve Türkiye İMSAD Başkanı Murat Savcı, güvenli ve dayanıklı yapıların Türkiye için tercih değil, ertelenemez bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Murat Savcı etkinlikte kürsüde konuşurken

İnşaat sektörünün sürdürülebilir dönüşümünün yalnızca çevresel etkileri azaltmakla sınırlı olmadığı; güvenli, dayanıklı, enerji verimli ve insan yaşamını önceleyen kentlerin oluşturulmasını da kapsadığı vurgulandı. Türkiye’nin deprem riski ile iklim krizinin yarattığı ihtiyaçlar, sektördeki dönüşümü daha kritik hale getiriyor.

Sürdürülebilir inşaat buluşması Türkiye’de yapıldı

Saint-Gobain Sürdürülebilir İnşaat Gözlemevi, sürdürülebilir inşaata geçişi hızlandırmak amacıyla uluslararası Construction Talks platformunu hayata geçirdi. İlk buluşması 2023’te Paris’te düzenlenen seri; mimarlardan mühendislere, akademisyenlerden politika yapıcılara, finans dünyasından sivil toplum kuruluşlarına kadar inşaat değer zincirinin farklı paydaşlarını bir araya getiriyor. Her etkinlikte ülkelerin kendi öncelikleri ve ihtiyaçları değerlendiriliyor. Bu yılki buluşma Türkiye’de gerçekleştirildi.

Murat Savcı, Sustainable Construction Talks etkinliğinde kürsüde konuşurken

Açılış konuşmasını yapan Murat Savcı, yapı sektörünün deprem ve iklim krizi olmak üzere iki önemli sınavla karşı karşıya bulunduğunu belirtti. Savcı, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 40’ının binalar ve inşaat faaliyetleriyle bağlantılı olduğunu ifade ederek bu iki başlığın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.

Savcı’ya göre bugün inşa edilen ve dönüştürülen yapıların hem gelecek nesiller için güvenli ve dirençli olması hem de çevresel etkilerinin ve karbon ayak izinin azaltılması gerekiyor. Saint-Gobain’in sürdürülebilir inşaatta dünya lideri olma hedefi doğrultusunda dönüşüme öncülük etmeyi amaçladığını belirten Savcı, bu sürecin tek bir şirketin çabasıyla tamamlanamayacağını kaydetti. Mimarlar, mühendisler, müteahhitler, malzeme üreticileri, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.

Savcı, platformu Türkiye’ye taşıyarak kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 öncesinde sektörün önceliklerini ve çözüm önerilerini birlikte değerlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Daha güvenli, dirençli, az kaynak tüketen ve düşük karbonlu yapılar için doğru kararların birlikte alınması gerektiğini vurguladı.

Deprem güvenliği için mevcut yapı stoku gündemde

Etkinlikte Mimar Sedat Bayrak, “Sürdürülebilir İnşaatta Türkiye Nerede?” başlıklı değerlendirmesinde ülkenin mevcut durumunu ele aldı. Bayrak, Saint-Gobain Sürdürülebilir İnşaat Gözlemevi’nin her yıl 30 ülkede 4.800 sektör paydaşı ve 30.000 kişinin katılımıyla yürüttüğü Barometre araştırmasının sonuçlarını paylaştı. Türkiye’de sürdürülebilir inşaat konusunda farkındalık bulunduğunu, ancak eyleme geçme aşamasında yetersizlik yaşandığını belirtti.

Ilgaz Gürsoy’un moderatörlüğündeki “Türkiye’nin Deprem Sınavı” ve “Türkiye’nin İklim Sınavı” panellerinde güvenli ve dirençli yapıların oluşturulması ile düşük karbonlu yapılı çevreye geçiş için gerekenler farklı uzmanlık alanlarının bakış açısıyla değerlendirildi.

Deprem paneline Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Güvenli Yapılar Kentsel Dönüşüm Komitesi Başkanı Muhammed Maraşlı, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper İlki ile mimar ve NSMH Kurucusu Nevzat Sayın katıldı.

Maraşlı, güvenli yapılaşmanın yaygınlaştırılması ve kentsel dönüşümün etkili biçimde yürütülmesi konularını değerlendirdi. Güvenli yapıların yalnızca yeni teknolojilerle değil, doğru uygulama ve nitelikli insan kaynağıyla mümkün olduğunu belirterek Türkiye’nin geleceğinin güvenli ve sürdürülebilir yapılar üretmekten geçtiğini söyledi.

Prof. Dr. Alper İlki, 6 Şubat depremlerinin mevcut yapı stokundaki riskleri yeniden ortaya çıkardığını ifade etti. İstanbul’daki 2000 yılı öncesi binaların önemli bir bölümünün depreme dayanıklı olmadığını belirten İlki, yapı stokunun mevcut mevzuata göre incelenmesinin onlarca yıl sürebileceğine dikkat çekti. Riskli binaların hızlı ve etkili yöntemlerle belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

Nevzat Sayın, güvenli kentler oluşturulmasında mimarlık ve tasarım kararlarının önemine değindi. 1950’lerden itibaren hızlanan kentleşme döneminde denetimsiz ve niteliksiz yapılaşmanın yaygınlaştığını, bugünkü sorunların temelinde geçmiş tercihler ile denetim eksikliklerinin bulunduğunu söyledi.

Panelde, deprem riskine karşı dirençli bir yapılı çevre için yeni yapıların yanı sıra mevcut yapıların durumunun da bütüncül biçimde ele alınması gerektiği belirtildi. Kentsel dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesi olarak görülmemesi; kentlerin fiziksel, sosyal ve çevresel ihtiyaçlarını birlikte gözeten uzun vadeli bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

İklim panelinde düşük karbonlu yapılaşma konuşuldu

“Türkiye’nin İklim Sınavı” başlıklı ikinci panelde yapı sektörünün iklim kriziyle mücadeledeki sorumluluğu ele alındı. Enerji verimliliği, düşük karbonlu yapı malzemeleri, sürdürülebilir tasarım, kaynakların verimli kullanımı ve döngüsel ekonomi başlıkları değerlendirildi. Tasarımdan malzeme seçimine, inşaattan kullanım aşamasına kadar yapıların çevresel etkilerinin gözetilmesinin önemi belirtildi.

Panele Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı ve Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ece Ceylan Baba, Altensis Kurucu Ortağı ve ÇEDBİK Başkanı Dr. Emre Ilıcalı ile ESCON Enerji CEO’su Onur Ünlü katıldı.

Prof. Dr. Ece Ceylan Baba, mevcut yapıların fiziksel varlıklarının yanı sıra toplumsal belleği ve kültürel değerleri de taşıdığını söyledi. Bir binanın yıkılmasının beton ve demirin kaybından ibaret olmadığını; yapının temsil ettiği dönemin, emeğin, mimari karakterin ve toplumsal hatıraların da ortadan kalkması anlamına geldiğini belirtti. Baba, mevcut yapıların yeni işlevlere uyarlanmasını öngören “ileri dönüşüm” yaklaşımının gömülü karbonun korunmasına ve kentlerin kültürel hafızasının sürdürülmesine katkı sağladığını ifade etti.

ESCON Enerji CEO’su Onur Ünlü, emisyon ve su tüketimini azaltmaya yönelik projelerde yeşil finansman kaynaklarından yararlanılabileceğini söyledi. Bu kaynakların daha uygun faiz ve daha uzun vadeli kredi imkânları sunabildiğini belirten Ünlü, yeşil dönüşümün yalnızca maliyet olarak değerlendirilmemesi, finansal planlamaya da dahil edilmesi gerektiğini kaydetti. Dönüşümün Türkiye’nin ihracat rekabetçiliği açısından da önem taşıdığını; başarı için öngörülebilir düzenlemeler ve uygulanabilir yol haritalarının gerekli olduğunu dile getirdi.

Dr. Emre Ilıcalı, inşaat ve gayrimenkul sektöründe karbonun çevresel bir başlığın ötesine geçerek finansal gösterge ve rekabet unsuru haline geldiğini vurguladı. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile çimento, demir-çelik ve alüminyum gibi sektörlerde dönüşümün kaçınılmaz olduğunu belirtti. Karbon emisyonlarının iş dünyasında maliyet, kalite ve zamanın yanına yeni bir kriter olarak eklendiğini söyledi.

Ilıcalı, Türkiye’nin gerekli düzenlemeleri zamanında hayata geçirmesinin karbon kaynaklı maliyetlerin ülke içinde yönetilmesine ve ihracat rekabet gücünün korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti. İklim kriziyle mücadelenin ertelenemeyecek, uzun vadeli bir sorumluluk olduğunu da sözlerine ekledi.

Panelde düşük karbonlu yapılaşmanın yeni teknolojiler ve malzemelerle sınırlı olmadığı; tasarım, enerji performansı, kaynak yönetimi ve uygulama süreçlerinin birlikte ele alınmasını gerektirdiği belirtildi. Enerji verimli binaların yaygınlaştırılması, çevresel etkilerin azaltılması ve kaynakların verimli kullanılması sektörün temel çalışma alanları arasında gösterildi.

Etkinlik, Türkiye’nin deprem güvenliği ve iklim krizi karşısındaki önceliklerini ortak bir dönüşüm gündeminde buluşturdu. Daha güvenli, dirençli, enerji verimli ve düşük karbonlu bir yapılı çevre için sektör paydaşları arasındaki bilgi paylaşımı ve iş birliğinin önemi öne çıktı.

Reklam
NeyinNesi

Neyin Nesi adıyla yayımlanan yazılar, pratik rehberler ve haberler bu yayın arşivinde yer alır.

Tüm yazıları

İlgili Haberler

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayımlanır.

Ad ve e-posta bilgileriniz moderasyon, güvenlik ve gerektiğinde sizinle iletişim kurmak amacıyla işlenir. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası sayfasını inceleyin.

Reklam