Çanakkale’nin Ayvacık sahil hattındaki bazı zeytinliklerde metrekare fiyatı, son beş yılda 200-300 TL seviyelerinden 3.500 TL’ye kadar yükseldi. EVA Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Nurbanu Yarımca, tarım arazilerindeki yüzde 1.000’i aşan değer artışının yatırımcı ilgisini artırdığını, ancak hukuki ve tarımsal inceleme yapılmadan alınan arazilerin ciddi riskler barındırdığını belirtti.
![]()
Pandemi sonrasında şehirden uzaklaşma ve doğayla iç içe yaşama eğiliminin güçlenmesi, Çanakkale’de tarım arazilerine talebi artırdı. Bölgedeki bazı premium zeytinliklerin fiyatı beş yılda yaklaşık 10 katına çıktı. Yarımca, yatırım kararında yalnızca beklenen değer artışına değil, arazinin kullanım niteliğine ve hukuki durumuna da bakılması gerektiğini vurguladı.
Çanakkale kırsalında tarım arazilerine talep artıyor
Büyük şehirlerde yükselen yaşam maliyetleri ve yoğun kent yaşamından uzaklaşma isteği, yatırımcıların ilgisini kırsal bölgelere yöneltti. Çanakkale’de zeytinlikler ve diğer tarım arazileri hem yatırım hem de alternatif yaşam arayışında olanların gündemine girdi. Yarımca’ya göre bölgedeki hareketlilik, yalnızca ekonomik beklentilerle açıklanmıyor; yatırımcıların yaşam tercihleri de değişiyor.
“Yalnızca değer kazanacak mülk aranmıyor”
Yarımca, pandemi sonrası dönemde yatırımcıların doğayla iç içe, sürdürülebilir ve alternatif bir yaşam alanı oluşturma arzusunun öne çıktığını ifade etti. Çanakkale gibi doğal dokusunu koruyan bölgelerin bu nedenle talep gördüğünü belirtti.
Ayvacık’taki bazı zeytinliklerde metrekare fiyatı 3.500 TL’ye ulaştı
Ayvacık sahil hattındaki bazı zeytinliklerin metrekare fiyatı, 2020’de yaklaşık 200-300 TL düzeyindeyken bugün 2.500-3.500 TL aralığına çıktı. Deniz manzarası, asfalt yola cephe, suya erişim ve düzenli bakım, yatırımcıların tercih ettiği parsellerde öne çıkan özellikler arasında yer alıyor.
Yarımca, bazı tarım arazilerinde son beş yılda yüzde 1.000’i aşan değer artışları görüldüğünü söyledi. Pandemi sonrasında Çanakkale kırsalında yeni bir yatırım dalgası oluştuğunu belirten uzman, fiyat artışının tek başına karar ölçütü yapılmaması gerektiği uyarısında bulundu.
![]()
İklim ve toprak yapısı bölgeye ilgiyi destekliyor
Çanakkale, iklim koşulları ve verimli topraklarıyla Türkiye’nin önemli tarım bölgeleri arasında bulunuyor. Deniz etkisiyle oluşan mikroklima, özellikle zeytin yetiştiriciliği için avantaj sağlıyor. Bölgenin yoğun şehirleşmeye maruz kalmamış olması da uzun vadeli yatırım beklentilerini besleyen unsurlar arasında gösteriliyor.
İmar beklentisiyle arazi almak risk taşıyor
Yarımca’nın dikkat çektiği yaygın hatalardan biri, tarım arazisini ileride imara açılacağı beklentisiyle satın almak. Tarım arazilerinin önemli bir kısmında yapılaşma mümkün olmadığından, kısa vadede imar değişikliği olacağı varsayımı gerçekçi olmayabilir. Tarım arazisi ile imarlı arsanın farklı yatırım türleri olduğunu hatırlatan uzman, alım öncesinde arazinin hukuki ve teknik özelliklerinin araştırılmasını önerdi.
Hisseli tapu, kadastro sorunları, resmi yol bağlantısının bulunmaması, kullanım sınırlamaları ve mülkiyetle ilgili ihtilaflar da yatırım sonrasında hukuki süreçlere yol açabiliyor. Özellikle bölgeyi tanımadan alım yapan şehir dışındaki yatırımcılar açısından bu riskler büyüyebiliyor.
Tarım arazisi bakım ve işletme gerektiriyor
Zeytinlikler ve diğer tarım arazileri düzenli bakım, işletme ve üretim gerektirdiği için pasif yatırım olarak görülmemeli. Bakımı ihmal edilen arazilerin ekonomik değeri zamanla düşebilir. Yarımca, üretim amaçlı kullanılan yerlerde bakım giderleri, verimlilik ve işletme süreçlerinin yatırım hesabına katılması gerektiğini söyledi.
Alım öncesi incelenmesi gereken altı başlık
Yarımca, yatırımcıların karar vermeden önce şu konuları değerlendirmesini önerdi:
- Tapu niteliği ve parselin kullanım amacı
- Kadastro yolu veya resmi ulaşım bağlantısı
- Toprak yapısı ve verimlilik
- Su kaynaklarına erişim
- Hisseli mülkiyet bulunup bulunmadığı
- Tarım dışı kullanım izinleri ve yasal kısıtlar
Yarımca, Çanakkale’nin tarımsal potansiyeli ve doğal yapısıyla yatırım açısından güçlü bir bölge olmayı sürdürdüğünü belirtti. Sürdürülebilir kazanç için arazinin hukuki, teknik ve ekonomik özelliklerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini; eksik araştırmanın ciddi riskler doğurabileceğini ifade etti.