Yaklaşık 500 bin yetişkinin dokuz yılı aşkın süre izlendiği araştırmada, haftalık düzenli çay tüketenlerde damar hastalığı riski, çay içmeyenlere göre yüzde 11 daha düşük bulundu. Bulgular, çayın miktarı ve deminin yanı sıra içim sıcaklığının da önem taşıdığına işaret ediyor.
Siyah çay ve orta dem öne çıktı
Journal of Internal Medicine’da yayımlanan çalışmada kalp-damar, beyin-damar, akciğer-kalp ve periferik arter hastalıkları birlikte değerlendirildi. Siyah çayın damar sağlığıyla ilişkili olumlu etkileri, yeşil çaya kıyasla daha istikrarlı bulundu. Araştırmacılar bu farkı, aynı bitkiden elde edilen çayların fermantasyon ve oksidasyon süreçlerinin farklı olmasına bağlıyor.
En düşük hastalık riski, günde ortalama 6 ila 8 bardak çay içenlerde görüldü. Orta sertlikte demlenmiş çay tüketenler de en düşük risk grubunda yer aldı; çayı çok koyu demlemenin ek bir fayda sağlamadığı kaydedildi.
Çayın yakıcı sıcaklıkta içilmesi riskle ilişkili
Genel olarak düzenli çay tüketimi daha düşük damar hastalığı riskiyle ilişkilendirilirken, çayını çok sıcak, yakıcı sıcaklıkta içtiğini belirten katılımcılarda riskin arttığı saptandı. Araştırmada aşırı sıcak içeceklerin ağız ve sindirim sistemi dokularında yaratabileceği termal tahrişe dikkat çekildi. Çayın ideal sıcaklıkta tüketilmesi, olası yararları korumak açısından önemli görülüyor.
Egzersiz ve sigara kullanmamak da etkili
Araştırmacılar, çay tüketiminin tek başına mucizevi bir çözüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, yaşam tarzı unsurlarının birlikte ele alınmasının önemini vurguladı. Düzenli çay içen, sigara kullanmayan ve fiziksel aktivitesi yüksek kişilerin incelenen gruplar arasında damar hastalığı riski en düşük kesim olduğu bildirildi.