![]()
İstanbul’un UNESCO Dünya Mirası alanlarından Zeyrek’te bulunan Zeyrek Çinili Hamam, 13 yıl süren restorasyonun ardından 2023’te yeniden ziyaretçilere açıldı. Mimar Sinan’ın tasarladığı yapı, geleneksel hamam deneyimini müze ve çağdaş sanat etkinlikleriyle bir araya getirirken kentin yaklaşık 1.500 yıllık geçmişine uzanan izleri de barındırıyor.
1530’larda Osmanlı donanmasının kaptan-ı deryası Barbaros Hayreddin Paşa’nın isteğiyle inşa edilen hamam, yaklaşık beş yüzyıldır İstanbul’un mimari ve toplumsal değişimine tanıklık ediyor. The Marmara Grup’un 2010’da satın aldığı yapıda, Gürsel ailesinin öncülüğünde yürütülen restorasyon ve arkeolojik çalışmalar 13 yıl sürdü.
Çalışmalar sırasında Bizans dönemine tarihlenen bir sarnıç, binlerce çini parçası ve farklı dönemlerden arkeolojik eserler ortaya çıkarıldı. Bugün hamam, geleneksel işlevini sürdürmenin yanı sıra müze ve çağdaş sanat programıyla farklı tarih katmanlarını aynı mekânda buluşturuyor.
Hamam ritüeli suyun izini sürüyor
![]()
Ziyaretçiler hamam deneyimine yüksek kubbeli soğukluk bölümünde başlıyor; ardından ılıklık ve sıcaklık mekânlarına geçiyor. Sıcak mermer, akan suyun sesi ve kubbelerin ölçeği, ritüelin aşamalı akışına eşlik ediyor.
Kese ve köpük masajının ardından ılık suyla durulanan ziyaretçiler yeniden soğukluğa dönüyor. Şerbet, Türk çayı ve küçük ikramlarla burada geçirilen zaman, hamamların geçmişte temizlenmenin yanında sohbet ve buluşma yeri olarak da kullanıldığını hatırlatıyor. Gelin hamamı gibi kuşaktan kuşağa aktarılan gelenekler de müzik, ikram ve toplu ritüellerle yaşatılıyor.
Müzenin “Suyun Yolculuğu” bölümünde ise yapının su altyapısı dijital ve mekânsal anlatımlarla ele alınıyor. Sunumlarda hamamın su sistemi ile İstanbul’un tarihî Kırkçeşme su sistemi arasındaki ilişki aktarılıyor.
İznik çinilerinin izleri dünya müzelerinde
![]()
Hamama adını veren mavi-beyaz İznik çinileri, 16. yüzyılda yapı için özel olarak üretildi. Bir zamanlar iç mekânları kaplayan çinilerin önemli bir bölümü 19. yüzyılda hamamdan sökülerek farklı koleksiyonlara dağıldı. Hamama ait örnekler bugün British Museum, Victoria and Albert Museum ve Louvre’un koleksiyonlarında bulunuyor.
Restorasyonda gün yüzüne çıkarılan yaklaşık 3 bin çini parçası, yapının özgün bezeme düzeninin araştırılmasına katkı sağladı. Çalışmalar sonucunda 37 ayrı çini deseni yeniden oluşturuldu. Müzenin Çini Galerisi’ndeki eserler ve dijital canlandırmalar, çinilerin İznik’teki üretiminden hamamdaki yerlerine, oradan da dünyanın farklı müzelerine uzanan öyküsünü anlatıyor.
Hamamın altında Bizans sarnıcı
![]()
Restorasyon sırasında yeniden ortaya çıkarılan Bizans sarnıcı, yapının geçmişini hamamın kuruluşundan daha eski dönemlere taşıyor. Sarnıcın duvarlarında gemi biçiminde kazımalar yer alıyor; bu çizimleri kimin, hangi dönemde yaptığı ise kesin olarak bilinmiyor.
Hamamın yanındaki müze, 5. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan buluntularla bölgenin yaklaşık 1.500 yıllık geçmişini ele alıyor. Pişmiş toprak kaplar, kandiller, cam şişeler, sikkeler ve metal objeler farklı dönemlerdeki gündelik yaşama dair ipuçları sunuyor. Hamam Kültürü Galerisi’nde sergilenen nalınlar, taslar ve diğer yıkanma eşyaları da yapının toplumsal tarih içindeki yerini gösteriyor.
Sosyal buluşma geleneğinden çağdaş sanata
Osmanlı İstanbul’unda hamamlar yalnızca yıkanma mekânları değildi; haberlerin paylaşıldığı, dostlukların kurulduğu ve hayatın önemli anlarının kutlandığı sosyal alanlardı. Kadınlar için de ev dışında bir araya gelmenin ve ilişkileri sürdürmenin önemli yollarından biri olan hamam kültürü, doğum sonrası ritüelleri ve gelin hamamları gibi geleneklerle kuşaklar boyunca devam etti.
Zeyrek Çinili Hamam’ın güncel kültür programı, bu buluşma işlevini çağdaş sanat aracılığıyla sürdürüyor. Artistik direktör ve küratör Anlam de Coster’ın geliştirdiği program kapsamında sanatçılar, İstanbul’u ve hamamı tanımaya, yapının tarihi ve mimarisiyle ilişki kuran eserler üretmeye davet ediliyor.
Bizans sarnıcındaki sergilerde su, arınma, dönüşüm, aidiyet ve ortak hafıza temaları öne çıkıyor. Halka açık ve ücretsiz etkinlikler de yapının sosyal işlevini günümüzde farklı bir biçimde devam ettiriyor. Kalıcı sanat seçkisinde Theodore Psychoyos’un mermer mobilyaları, Elif Uras’ın mekâna özel heykelleri ve Juliette Minchin’in eserleri yer alıyor.
![]()
Tarihî miras gündelik tasarımla buluşuyor
Hamamın kültürel yaklaşımı müze ve sergilerle sınırlı kalmıyor. Mağazada yapının mimarisinden, zanaat geleneğinden ve sanat programından ilham alan ürünler sunuluyor. Uluslararası tasarımcı Hüseyin Çağlayan’la geliştirilen koleksiyonun yanı sıra programda yer alan sanatçılarla hazırlanan özel tasarımlar da seçkide bulunuyor.
Mehry Mu, Pure Project, Santimetre Studio, Mercan Dede, Peracas, Homemade Aromaterapi ve Alekos Fassianos Müzesi ile yapılan iş birlikleri, hamam kültürünü güncel tasarım ve gündelik kullanım üzerinden yeniden yorumluyor.
Yaklaşık beş asır önce hamam olarak tasarlanan Zeyrek Çinili Hamam, bugün de bu işlevini sürdürüyor. Bizans sarnıcından Osmanlı hamam kültürüne, İznik çinilerinden çağdaş sanata uzanan katmanlarıyla yapı, İstanbul’un geçmişini yaşayan bir mekânda bir araya getiriyor.